Cool!Cool! BayıldımBayıldım Yaa!Yaa! OMGOMG


Özgür Ruhlar Hep Kaçıp Gider Mi?

Müzikler dost olur bana, düşünür ve yazarım. Bu yazımda, aşağıdaki parçadan esinledim. Okurken dinlemenizi tavsiye eder, keyifli okumalar dilerim.

Ludovico Einaudi – Una Mattina

Gitmek gerek, uçsuz bucaksız derin sonsuza…

Durmak kalmak değildir, çoğu zaman.

Kalmak…  Gitmek midir peki, her zaman?

Yalnızlık, sığar mı bir valize?

Onu da alıp, gidilir mi?

Giderken, kalınır mı? Sessizce.

Bu ben miyim?

Sonbaharda, dalında sallanan güçsüz bir yaprak…

Bu ben miyim?

Kafesi açılmışta, uçmaya korkan kuş…

Bu ben değilim! Bu sizden biriktirdiklerim.

Bu ben değilim! Bunlar, sizden birikenler, içimde.

Sessizlik değil, ruhum .Ruhum göçebe, ruhum özgür.

Değiyorum rüzgâra… Sonra biraz, yağmura…

Yağmurda ıslanan ayaklarım , çamura karışıyor.

Sadece toprak kokusu alıyor, burnum.

Doğanın dinginliği… Al bende ki, ben olmayanı.

Al, ruhumdan bana karışan o yabancıyı.

Ağır gelir, istemediğim hayat tecrübesi.

Açıp gönlümü doğaya,

Hafiflemek istiyorum yağan yağmurla…

Temizler mi insanları yağmur? Çıkarır mı düze?

Yeniden iyi olabilir mi, en kötüler?

Çiçek kokusuyla esen ılık rüzgar, eser mi ruhuma?

Özledim… Mor leylak kokularını.

Dar mahalle sokaklarında, bisikletimle dolaşmayı.

Yürürken burna gelen, leylak kokusu çocukluğum..

Yola düşen kiraz çiçekleri, tebeşirler, seksekler…

Asma yaprakları altında çay içen teyzeler…

Annemin, pencereden beni kontrol eden sesi…

Düşüp, kanattığım dizlerim, patlayan toplarım…

Ah benim çocukluğum, özgür ruhum, mutluluğum.

Büyümek akıllanmak sandım, büyümek güzel.

Değilmiş, olmayacakta…

Değişen, iyi olduk geliştik sanan insanlık…

Batıyor dibe. Düştükçe, alkış tutuyoruz.

Gitmek istiyorum, derin sonsuza.

Güneşin yakmadığı, suyun sesinin kuş sesine karıştığı, uzaklara…

Betonlar, uzun binalar, sıktı ruhumu…

Kötü insanlar, adalet olmayan kurallar…

Sıktı ruhumu, açlıktan ölen çocuklar.

Bir yandan, zengin kibirleri, sıktı ruhumu…

Gitmek istiyorum. Çünkü; görmek istemiyorum.

Kare kutular icine sıkışmış, birbirinden beter, hayatları.

Gitmek istiyorum, en uzaklara. Çünkü; ben değilim bu…

Degişiyorum gitgide, engelliyorum da çoğu zaman içimde robotlaşan, benliğimi…

Olmuyor, olmaz. Yöneticilerinin akbaba olduğu bir dünyada, beyaz güvercin uçuramazsın.

Gitmek istiyorum. Elimi tutan, bir çift elle en uzaklara…

Çırpındıkça batan benliğim, berrak sulara hasret.

Biliyorum, özgür ruhum kör de olsa, görür bu adaletsizliği…

Biliyorum, bu düzen degişmez, değiştirmeye gücüm yetmez…

Diyorum ya, ruhum sıkıldı. Gitmek istiyorum…

Uçsuz bucaksız derin sonsuza…

Gitmek istiyorum çünkü gitmek kalmaktan çok daha iyidir, bazen.

Bu ben değilim, bulmaya gidiyorum benliğimi…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Slingback Ayakkabılar

Tüm Dikkati Üzerine Çekecek Slingback Ayakkabılar

Kore-sokak-stili

Tarz Sahibi Kişilerin Takip Etmesi Gereken Dünya Stilleri: KORE