İlginçİlginç Cool!Cool! HahayyHahayy BayıldımBayıldım


MUTLU OLMAYA ÇALIŞAN PRENS: OSCAR WILDE

MUTLU OLMAYA ÇALIŞAN PRENS: OSCAR WILDE

Herkese selamlar! Sıra dışı hayatlara, yerlere, konulara dokunmak istediğim köşemin ilk yazısına skandalları hala dillere destan ama bir o kadar da duygu yüklü bir edebiyatçıyla; Oscar Wilde ile başlamak istiyorum. Başlamadan önce tarzımdan bahsetmem gerekirse yazılarım detaylı araştırmalar ve düşüncelerimin karmalarından oluşacak ve kendimce ayrımını yaptığım kısımlara ‘*’ koyarak nitelendireceğim müziklerle yazılarımı okursanız birlikte küçük bir yolculuğa da çıkmış olacağız.

*Gnossienne: No. 1 – Erik Satie*  Oscar’ın hayatı o klasik, drama yüklü, açlıkla boğuşurken yazı yazmaya çalışan bir edebiyatçının hayatından çok uzak; kısaca Oscar Wilde olarak tanıdığımız Oscar Fingal O’Flahertie Wills Wilde 16 Ekim 1854’te Dublin’de dünyaya gözlerini açtı. Başta da dediğim gibi fakirlikle boğuşmaktan çok uzak bir biçimde doğdu hem de. Babası zamanında bilime yaptığı katkılar ile şövalye unvanı almış bir göz cerrahı, annesi ise radikal şiirleri ile tanınan ünlü bir şair; yani anlayacağınız Oscar’ın çokta sıradan bir kişi olmasını beklemek hata olurdu.

(Oscar Wilde’ın çocukluğuna ait bir fotoğraf)

Ailesi ile birlikte lüks bir semtte yaşarlardı, kendi dışında 3 tanesi gayrimeşru olan 5 kardeşi vardı; Oscar’ın refah içinde geçen hayatında belki de yediği ilk darbe kız kardeşi Emily’yi 10 yaşında kaybetmesi oldu ve bu darbe küçük Oscar’da derin bir yaraya sebep oldu, kendinden 3 yaş küçük olan kardeşini hiç unutamayacak olan Oscar, hayatı boyunca kız kardeşinin bir tutam saçını bir zarfta yanında taşıdı. Bu sırada hayat devam ediyordu, ailesinin düzenlediği burjuva partileri sayesinde dönemin ünlü isimleri ile küçük yaşlarda tanışmış oldu ve belki de gelecekte var olacak gösteriş aşkı yavaş yavaş doğmaya başladı.

(Oscar Wilde’ın aile albümünden bir fotoğrafı)

9 yaşına kadar evde eğitim alan Oscar sonrasında altın renkli formasını giydi ve Kuzey İrlanda’ya kraliyet okuluna gitti. Kraliyet okulundan sonra Dublin’e dönerek Trinity Koleji’ne başladı, çok iyi bir öğrenciydi. Okulunun kazanması en zor ödülü olan Berkeley altın madalyasını ve Oxford Üniversitesi Magdalen Koleji’nden bir burs kazandı. Daha sonrasında 24 yaşındayken Ravenna adlı şiiri ile Newdigate Ödülü’nü kazandı. ( Nedwigate ödülü, Oxford Üniveritesi’nin Sir Roger Newdigate adına öğrencilerine verdiği ödüldür.)

*La campanella in G-Sharp Minor – Franz Liszt* Hayatı iyi gidiyordu; oldukça başarılıydı. Bu sıralarda Antik Yunan ve Roma üzerine yoğunlaştı, (Antik yunanlar hakkında kısa bir bilgi demeci; Antik Yunanlılar homoerotik unsurların göze çarptığı homoseksüelitenin çok yoğun yaşandığı bir topluluktu, hatta Wilde çoğu yerde kendisine biseksüel denmesine rağmen kendini Yunan kültüründen gelen bir erkek aşkı geleneğine bağlıyor ve Sokratik olduğunu iddia ediyordu) Dönemin ünlü estetikçilerinden John Ruskin ve Walter Pater’in etkisinde kalarak hedonizmi bir hayat felsefesi haline getirmeye başlamıştı. Yine bu sıralarda Londra’ya taşınan Oscar ilk kitabı Şiirler’ yayınladı (1881). Kitabın çıkması ile, kitaptaki Jellaby ve Lambert karakterleri insanların Oscar hakkındaki düşüncelerini iyice karmaşıklaştırdı. Eleştiriler oldukça olumsuzdu.

‘Anladığım kadarıyla sırılsıklam salak Oscar Wilde beş paralık şiirlerini yayınlamış’

-Gerard Manley Hopkins

‘Garip bir zehirli parazit’ ve ‘kötü kokulu bir parazit’

–Edmund Gosse

Oscar kitabını imzalayarak Oxford Union’a gönderdiğinde (Oxford Union, üyelerinin çoğunluğunun Oxford’dan olduğu dünyaca ünlü münazara kulübü ayrıca birçok ünlü siyasetçinin çıkış yeridir.) kitabın kabul edilip edilmemesi üzerine yapılan bir tartışmada Oliver Elton şunları söylemiştir:

‘Mesele şiirlerin içinin boş olması değil- evet, aslında içleri boş olmaya boş. Mesele şiirlerin ahlaksız olması değil- evet, aslında ahlaksız olmaya ahlaksız; mesele şiirlerin şu ya da bu olması değil- evet, şiirler aslında hem şu hem de bu; ama asıl önemlisi, bu şiirlerin ciddi bir kısmı onları yazdığını iddia eden kişiye ait değil. Bu şiirler, haklı olarak çok daha iyi tanınan yazarların eserleri.’

                   (İmzası bulunan ‘Şiirler’ kitabı)

Anlayacağınız hem ahlaksız hem de alıntı olma ile suçlandı Oscar. Lakin tüm eleştirilere rağmen kitabı beş ayda beş baskı yaptı!  Bu sıralarda ilişki yaşadığı ve aynı evi paylaştığı Frank Miles ile ilişkileri sona erdi, Frank Miles kimdi? Aralarında ne oldu ve neden bitti? Oscar Wilde’dan bahsettiğimize göre size her şeyi ilk yazımda anlatmam hiç uygun bir hareket olmaz çünkü Oscar okuyucusuna uzun soluklu yazılarla gelirdi, tıpkı her hafta bir kısmı yayınlanan Dorian Gray’in portresi gibi… O yüzden ilk yazımı şimdilik burada bitiriyor ve iyi okumalar diliyorum!

ÇILGIN CUMAYA HAZIR OLUN: BLACK FRIDAY!

BEYAZ PERDEYE DAMGA VURAN 10 FİLMİ OYLUYORUZ!