BayıldımBayıldım


Kendi Mutluluğunuz İçin Kendinizi Tanıyın ve Kişiliğinizi Keşfedin

Kaç yaşında olursanız olun, önemli olan bulunduğunuz yaş değil, olaylara karşı verdiğiniz tepkilerdir.

Öncelikle bu yazımda ilham aldığım parçayı buraya bırakıyorum. Okurken dinlemenizi tavsiye eder, keyifli okumalar dilerim.

Yaşlı olanın çok şey görüp geçirdiğini ve olgun olduğunu savunanlar olabilir. İstisnalar var tabii.. Benim kanaatim, insanların olgunlaşmasının ya da dünyayı kendine daha yaşanılır kılmasının tek yolu kendini tanıyor olmasıdır. Bunun da nasıl olduğunu anlatalım: Öncelikle, ben kişisel gelişim uzmanı değilim ama tecrübelerimi insanlara bu yollarla aktarabiliyor olmam, kendimi tanımamdan ileri geliyor. Günlük yaşantımız, yaşadığımız kesim, sosyal çevre, maddi imkân vb. bu gibi etmenlerle şekilleniyor. Bunun da bizim tercihlerimiz ve zorunluluklarımızla alakası var. Yani; kırsal kesimde doğan bir insanın yaşamı şehir yaşantısından farklıdır. Orada yaşıyorsa, oradaki sorumluluğunu yerine getirmesi gerekir. Bu zorunluluk kısmıdır. Şehir yaşantısını seçip diğer hayata veda etmek, bir tercih, oradaki sorumluluklarını yerine getirmekte bir zorunluluktur.

Gelelim konumuza, dış etmenlerimiz bizi birer birey yapar ama bu birey gri ve herkesle aynıdır. Düzene belini büküp, hayatın işçisi olmayı kabullenmiştir. Tercihlerimiz ise bize renk katar bizi özel kılar. O kadar gri insanın içinde kendini tanıyan kendini sevdiği renge boyar. Bunu da şu şekilde örneklendirelim; günümüzde Üniveriste okumak bir tercih olmasına rağmen zorunluluk olmaya başlayan bir olay haline geldi. Eğitim seviyemizin yükseliyor olması sevindirici ama garip olan husus şurda; sadece okumak için, hangi bölüm tutarsa oraya giden bir öğrenci kendini rahatlamış hisseder. Toplumda değer göreceğini ve artık bir üniversite öğrencisi olduğunu düşünerek sevinir. Ama o gri bir birey olduğunu göremez. Çünkü; kendiyle henüz tanışamamıştır. Bir tercih değil bir kabulleniştir yalnızca üniversiteye gitmek düşüncesi. Eğer kendimizi tanıyabilsek önceden ne istediğimizi bilebilsek hepimiz farklı bir renge sahip olacağız.

Dünyanın yeni renklere ihtiyacı var. Betonlaşan sabit düzene oturmuş şehirler de, tonlarca gri varken, insanlarında grileşmesi, dünyaya en büyük zararın bize ait olduğunun bir göstergesi. Kendimizi tanıyamazsak zorunluluklar bizi git gide bizden uzaklaştırır. Hissiz birer insan oluruz. Tercihlerimiz olmalı kalıplaşmış yargılara kulak asmamalıyız. Aşağılanmak korkusu ya da farklı olmak bizi düşündürmemeli. Kendimize; Ben ne istiyorum? Ben neler yapabiliyorum? Nelerden mutlu oluyorum? Sorularını sormadan hareket etmemeliyiz. En başında da dediğim gibi; uzun yıllar zorunluluklar içerisinde zamanını harcayan, ruhsuz ve gri insanlar, olaylara sağlıklı bakabilen ve mutlu birer insan olmayı başarabilenlerden olamazlar. Bu nedenle, mutlu olmak tek olaya bağlı değil. Mutlu olmak, huzurlu olmak, çevreye huzur verebilen bir insan olmak, kendimizi tanımakla ilgili… Unutmayın bizim için en değerli biziz. Kendinizle ve daha sonra kendini tanıyanlarla tanışın. Ben Melike, sizlere renkli yaşamlar diliyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Büyük Beden Fiziğe Sahip Olanların Kıyafet Seçimi Nasıl Olmalıdır?

Büyük Beden Fiziğe Sahip Olanların Kıyafet Seçimi Nasıl Olmalı?

turkey-riviera-beach-plajlar-tatil-yerleri

Bayram Tatilinde Hangi Plajlara Gitmek Lazım?