İlginçİlginç Cool!Cool! BayıldımBayıldım


Hukuk Dünyası Hiç Bu Kadar Sanatsal Olmamıştı!

İlk kez 2011 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi öncülüğünde hayata geçirilen, fikir babası Prof. Dr. Adem Sözüer’in öncülüğünde, yerli yabancı sinemacılar, sanatçılar ve akademisyenler, iş dünyası, resmi ve gönüllü kuruluşların katkılarıyla düzenlenen “Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali” 2018″de sekizinci yılını kutlamıştı.

Festivalde sinema sanatının çarpıcı dilinden yararlanarak hukuk, adalet, demokrasi, kişi hak ve özgürlükleri konularında geniş kapsamlı düşünce alışverişi temellendiriliyor. Birçok yerli ve yabancı katılımcılar tarafından sinema ve hukuk camiasını birleştiren dünyada ilk özelliğini taşıyan bir konsepte sahip olması festivalin en dikkat çeken tarafı. Dünyanın her noktasından adalet temalı filmleri izleyici ile buluşturarak, kısa ve uzun metraj filmlerle izleyiciyi sinemanın farklı kültürlerle tanışmasını sağlama özelliği taşıyor. Merakla yeni girdiğimiz 2019’da hangi filmlerin gösterileceğini beklerken hep birlikte arkamızda bıraktığımız 2018’de neler gösterilmiş bir göz atalım.

12 YILLIK GECE (A TWELVE YEAR NIGHT)

Yıl 1973, Uruguay askeri dikta ile yönetilmektedir. Bir sonbahar akşamı gizli bir askeri operasyonla alınan üç siyasi mahkum için 12 yıl sürecek hücre hapsi başlar. Emir kesindir; “Onları öldürmeyeceksek delirtelim.” Zamanlarının çoğunu küçük hücrelerde, tecrit altında ve çoğunlukla başlarına geçirilmiş siyah çuvalların altında geçirirler. Bu üç mahkumdan biri Uruguay’ın gelecekteki cumhurbaşkanı Pepe Mujica’dır.

AYKA

Genç bir Kırgız kadın olan Ayka, tek başına yaşadığı Rusya’da doğum yaptıktan sonra daha yaraları bile iyileşmeden doğumhanenin camından tırmanarak hastaneden kaçar. Bebeğini hastanenin sıcak odasında terk eden Ayka, Rusya’nın soğuk sokaklarında kanayan yaralarıyla iş bulmak için kapı kapı dolaşmak zorundadır. Teker teker kapılar suratına kapanan Ayka’nın yakasını bırakmayan sorunlarını çözmesi için çok az zamanı kalmıştır. Bu film Her yıl Moskova’da bebeklerini hastanelerde bırakmak zorunda kalan Kırgız kadınların yaşamlarını anlatmaktadır.

BENİM KIZIM (DAUGHTER OF MINE)

10 yaşındaki Vittoria’nın yazı iki annenin meydan okuması, nefreti, sevgisi ve affetmesiyle geçecektir. Utangaç Vittoria’nın sevgi dolu annesi Tina ile yakın bir ilişkisi vardır. Vittoria bir partide Angelica’nın biyolojik annesi olduğunu öğrenince Sardinya’daki sessiz hayatları sarsılır. Angelica ekonomik sorunlar nedeniyle taşınmak zorunda kalacağından Vittoria ile yakınlaşmak ister. Angelica’nın yakında gideceğine güvenen Tina bunu kabul eder. Derin ve anlaşılmaz bir şeyin arayışında olan Vittoria ve Angelica, Tina’nın itirazına rağmen birlikte daha fazla zaman geçirmeye başlar.

ÇEVİRMEN (THE INTERPRETER)

80 yaşında bir çevirmen olan Ali Ungar, Viyana’ya, ailesini Slovakya’da idam ettiğini düşündüğü, eski Nazi subayını bulmaya gelir. Araştırmaları sonucunda Nazi subayı yerine kendisini babasının geçmişinden soyutlayarak, iyi bir emeklilik hayatı yaşayan Nazi subayının oğlu Georg’a ulaşır. İki adam bu karşılaşma sonrasında birlikte Slovakya’da savaşın trajedisini yaşayan şahitler bulmak için bir yolculuğa çıkar. Birbirinden tamamen farklı geçmişleri, yaşam şekilleri ve hayata bakış açıları olan iki adamın yolculuğu bazen trajik bazen komik olaylarla sürer. Bu yolculuk iki adamın da derinlerde olan çözülmemiş çatışmaları ile yüzleşmelerine ve değişimlerine neden olur.

DAİMİ ŞÜPHELİLER (20TH CIRCUIT SUSPECTS)

Arabası çalınan yönetmen araba hırsızlığı yapan gençlerden oluşan bir çetenin lideri Ehsan’la tanışır. Yönetmen ve çetenin üyeleri arasında yakın bir bağ oluşur ve yönetmen onların yaşamlarını altı yıl boyunca takip eder. Film gençlerin hırsızlıklarını, kovalamacalarını, polisten kaçışlarını, hapis süreçlerini ve en sonunda da çetenin dağılmasını belgeleyerek Ehsan’ın ve çetenin yaşamlarını mercek altına almaktadır.

ERKEKLER DE AĞLAR (BOYS CRY)

Roma’nın varoşlarında yaşayan Mirko ve Manolo birbirlerinin en iyi arkadaşıdır. İkisi de fakirlik içinde, tek ebeveynleri ile yaşamaktadır. Hala okula gitmekte ve ekonomik destek için bazen çalışmaktadırlar. Para, kadınlar ve seks dolu gelecek rüyalarını paylaşmaktadırlar. Arabayla çarparak bir adamı öldürüp kaçtıkları gece yolları yerel  mafyayla kesişir ve hayatları dramatik bir şekilde değişir. Kısa sürede kendilerini elleri kanlı ve yeni patronlarının pis işlerini yaparken bulurlar.

ESRAR BİTTİ (THE PANIC IN THE NEEDLE PARK)

Ressam sevgilisi tarafından terk edilip kürtaj yaptıran Helen ,uyuşturucu bağımlısı Bobby ile birlikte olmaya başlar. Birbirlerine sırılsıklam aşık olan gençler, kendileri gibi eroin bağımlısı, çalan, ihanet eden, bağımlılık uğruna, insanlık onurunu yitiren evsiz barksız diğerleriyle birlikte New York’ta bulunan Needle Park’ı kendilerine mesken edinirler. Böylesine vahşi bir çevrede iki aşık için kurtuluş yolu gözükmemektedir.

FİLLER VE ÇİMEN (ELEPHANTS AND GRASS)

İstihbarat servisine karşı kendisini bir çete yardımıyla koruyan bakana ödenen periyodik rüşvet ortalarda görülmeyince kıyamet kopmaya başlar. Söz konusu para bakanın eline geçmeden Kolombiya’dan kokain satın alınmaktadır. Para karşılığında bir kumarhaneyi himaye eden bakan bu durumun çözülmesi için derhal harekete geçer. Aynı zamanda yasadışı bir örgütten de korunma konusunda yardım alan kumarhane yetkilileri Havva adında, Avrasya Maratonu’nda şampiyon olma hayalleri kuran bir kıza da sponsor olmuşlardır. Olaylar şiddet ve çıkara endeksli bir atmosferde giderek daha da karışacaktır.

FINDIKLAR KIRILIRKEN (CRACKING NUTS)

29 yaşında, aylaklıklar ve serserilikle geçirdiği yılların ardından güç bela üniversite eğitimini tamamlamış olan Vahide, Tuncay’la olan sancılı ilişkisini noktalayıp, bir süre başka bir hava solumak için babasının köyünde Trabzon, Arsin’de halasının evinde alır soluğu. Vahide köydeki yaşamı başlangıçta sıkıcı bulmaktadır. Zamanla bu rutin yaşamın, göründüğü gibi olmadığını, insanları hayata bağlayan ve heyecanlarını muhafaza etmelerini sağlayan başka şeyler olduğunu fark eder. Vahide bir gün tesadüfen amcasının kızı Saliha’nın hikayesine dahil olur ve onu izlemeye koyulur. Hem kendine köyde bir amaç edinmiş hem de gizli bir heyecan duymaya başlamıştır. Vahide bir taraftan Saliha’ya karşı duygularını sorgularken, onun gizli maceralarının hayranı olur.

GEMİDE (ON BOARD)

Dört delişmen kafadar mürettabatın macerasını izliyoruz. Laleli’de parasını çaldıran boksörün gemi kaptanına durumu anlatması ile parayı istemeye giden kaptanın başından geçenlerin konu edildiği filmde, olaylar iyice karmaşık bir hal alır ve bir kız ile kafası betona çarpılarak öldürülmüş bir adam kalır ellerinde. Gemiden gitmesi gereken kızın boksör tarafından saklanması ile daha da karışan olaylar sonucu kafası dumanlı olan esrarkeş kaptan ayılmaya başladıkça her şeyi yavaş yavaş hatırlamaya başlar.

İTAAT (OBEY)

İtaat, çocukluğu bakım evlerinde geçmiş alkolik bir anne ile büyüyen 19 yaşındaki Leon’u anlatmaktadır. En sonunda yetişkinlerin gözetiminden kurtulan Leon hayalleri her geçen gün daha da uzak ve ulaşılamaz görünürken, kendi gerçekliğinin adaletsizliğine isyan etmeye başlar. Evde baskı altında kalan, sokaklarda ise çeteler tarafından kovalanan Leon’un hayatı boğucu ancak gerçektir. Yakınlarda yaşayan güzel sarışın Twiggy ile tanıştığı zaman içinde bir şeyler hisseder. Twiggy onu kendi dünyasına aldıkça geçmişin yükü omuzlarında kalkar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

çizim

‘New Year, New Me’ Diyenler İçin 10 Kişisel Gelişim Kitabı Önerisi!

ekose gömlekli erkek

Beyler Ekosenin Sizlere Ne Kadar Yakıştığının Farkında Mısınız?