BayıldımBayıldım


Doğu Karadeniz’i #shetraveler ile Keşfet 2. Bölüm

popstil-karadeniz1

Sevgili keşfetme aşıkları;

5 günlük Karadeniz maceramın en bomba bölümüne gelmiş bulunmaktayız. Bu bölümde doğaya, şelaleye, yeşilliğe ve en önemlisi Karadeniz insanının güzelliklerine şahit olacaksınız. Keyifli okumalar diliyorum…

Sabah Naliya Otel’de aldığım kahvaltıdan sonra, Çamlıhemşin – Ayder Yaylası yol ayrımını geçerek ilk önce Şenyuva Köprüsüne ulaştım. Bu köprü 1696 yılında yapılmış 40 m uzunluğunda olup 20 m yüksekliğinde ve hala sapasağlam. Fotoğtaflarımı çektim ve aracımla ilk önce Zil Kale ve sonrasında Palovit Şelalesine doğru yola çıktım. Yol manzarası muhteşem, yol boyunca Karadeniz’e özgü evleri ve Çat vadisinin doğal güzelliklerini görmek mümkün özellikle  Zil Kale ve Palovit Şelalesi’nin güzelliklerini görmek daha da mümkün.

Zil Kale, yüksekliği denizden 750, dere yatağından ise 100 m. Bu kale, bölgedeki diğer kaleler gibi önemli bir konuma sahip, özelikle Bayburt’a ulaşan önemli bir ortaçağ kervan yolu üzerinde. Osmanlılar bölgeyi fethettikten sonra kale kullanılmaya devam edilmiş. Bu kale ile ilgili daha fazla bilgi sahibi olmak istiyorum, çok ilgimi çekti diyenler için Kale’nin her bölmesinin başlangıç noktasında o yer ile ilgili bilgi panoları mevcut. Kale’ye giriş 3 TL, müze kartı geçerli değil.

Palovit Şelalesi, yüksekliği yaklaşık 20 m. Şelaleyi uzaktan izleseniz dahi ıslanıyorsunuz. Müthiş bir doğal güzelliğe sahip. Aracınız ile belli bir noktaya kadar gidebiliyorsunuz sonra ayaklara kuvvet. Ama kesinlikle yürümeye değer.

Gelelim araba arızası dolu  Pokut Yaylası ve Sal Yaylası yolculuğumuza…

Bu yaylalar yaklaşık 2200 m yükseklikte ve yolun 20 dk’lık bölümünü gittikten sonra sislerin arasından geçiyorsunuz. Açıkçası bir kaç yerde okuduğum bilgiler doğrultusunda yukarıya dolmuşla çıkmaya karar verdim, çünkü yol gerçekten çok korkutucu. Burayı bilen birinin aklıyla gitmek daha mantıklı. Bir virajı aracın tek hamleyle dönmediğini düşünün, o kadar keskin virajlar var. İlk bindiğim dolmuş yolda arıza verdi, sonra başka dolmuş geldi o da  belli bir süre sonra yolda kaldı. Zirveye çok yakın bir yerde kaldığımız için kalan yolu yürüyerek gittim. Bence güzel bir deneyimdi. Sislerin arasında geçerek yönümü buldum.

Sonunda ulaştım bu mis gibi yaylaya, yukarıda popüler olan tek bir mekan var, zaten herkes de orada. Gider gitmez oraya oturun ve mıhlama sipariş edin. Gerçekten görmeye değer bir yer. Yolda o kadar sorun yaşamama rağmen asla gittiğime pişman olmadım. Sis yaylanın üzerine bir geliyor bir gidiyor, tam boomerang yapmalık.

Bu Yaylada en sevdiğim şey, Pokut’da ki kadar insan selinin olmaması. Manzara müthiş, buraya geldiğinizde mutlaka yayla yoğurt çorbası, sütlaç ve yayla yoğurdu yiyin. Fiyatları biraz pahalı ama orada yaşayan insanlara da hak vermek lazım, sadece yaz sezonunda iş yapabiliyorlar. Kışın buralar kara teslim ve ulaşım çok zor. Bu kadar ödedik ama değer mi Merve derseniz, kesinlikle değer.

Bu köy lezzetlerini yediğimiz yeri işleten kişi aşırı sevecen ve yardımseverdi. Bizi içeri davet etti ve birazda olsa o Karadeniz havasını yaşadık. Küçük bir ev düşünün içinde minik oturaklar ve soba. Ama dışarıda oturmak daha güzel, çünkü manzara enfes. Bakınız:

popstil-karadeniz

Gördüğünüz gibi, bak bak doyamıyorsunuz. Özellikle ben gibi doğa aşığı biriyseniz, kesinlikle buraları gezip görmenizi tavsiye ediyorum. Bu güzelliklere bakıp, bu ülkede yaşadığım için binlerce şükür. Doğa ile baş başa kalmak için tercih edilebilecek bir rota. Gidince dönmek istemeyeceksiniz.

Buralardan ayrılmak ne kadar zor olsa da işinizin başına dönmek durumundasınız. Bu rotayı bitirdikten sonra akşam Ayder’e geçtim. Maalesef aynı Uzungöl gibi Arap akınına uğramış. Konaklama için iyi bir seçenek ama kafa dinlemek için kesinlikle değil. Sabah ise, gerçekleşecek olan Trabzon-Adana, Adana-Dalaman uçuşum için erkenden yola koyuldum.

Öneriler:

1. Mutlaka iyi bir spor ayakkabı giyin, bol bol yürüyeceksiniz.

2. Palovit Şelalesine çok yaklaşmak istiyorsanız, yanınızda yağmurluk bulundurun.

3. Bu bölgeye Eylül ortası gitmek daha mantıklı. Yaz aylarında herkes serinlemek istediği için daha çok tercih ediliyor ve bu bölgeler ulaşım bakımından biraz dar yollara sahip olduğu için park yeri sıkıntısı, istediğiniz yere ulaşmak biraz zor. ayrıca doğal güzelliğin tadı çok insan varken çıkmıyor. Tercih yine sizin. Vakit ayırıp, bu macerama ortak olduğunuz için teşekkürler. Bir sonraki çılgın Kıbrıs gezimde görüşmek dileğiyle. Hep yeni yerler keşfetme duygusu ile kalın, hoşcakalın!

Oluşturan Shetraveler

İstanbul Bilgi Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği mezunu. Öğretmeyi sever, gezmeyi daha çok sever.

Geç Kalmadan Sonbahar/Kış Makyaj Trendlerini Yakalayın

Geç Kalmadan Sonbahar/Kış Makyaj Trendlerini Yakalayın!

Sana Bilinçaltı Rengini Söylüyoruz!