İlginçİlginç Cool!Cool! BayıldımBayıldım


Anılar Ve Fotoğraflarla ARA GÜLER

ara güler sanat fotoğraf popstil

Ara Güleri kaybettik. Bütün dünyanın başı sağolsun… O sadece bir fotoğrafcı değil aynı zamanda öykü yazarı, filozof ve bir ikondu. Nerede, nasıl, ne zaman vefaı ettiği üzerine yazmak istemiyoruz. Üç yazarımızdan oluşan bir içerik oluşturarak saygı ve sevgi ile kendisini anılarda saklamak istiyoruz. 

1. Bölüm: Bir Ara Güler anısı…

2014 yılının yaz aylarında bir arkadaşımla Ara Kafe’de buluşmaya karar vermiştik. O zamana kadar Ara Cafe’den çok duymuş fakat hiçbir zaman uğramamıştım. Ne tuhaftır ki hayatımızda bazı günleri hiçbir zaman unutmazken bazıları da bir duman gibi hemen uçup gidiyor Ben daha dün ne yediğimi hatırlamıyorken o gün ne yediğimi çok iyi hatırlıyorum. Biz İstiklal Caddesine yakın bir masada oturuyoduk. Ara Bey ise en arkada Dükkana bitişik bir masada oturuyormuş.

Arkadaşım bana dönerek ‘Kafenin üzerinde Ara beyin galerisinin olduğunu biliyor musun?’ diye sordu… ‘Gerçekten mi? Hayır bilmiyordum’ diye cevap verdi. Sonrada ‘Ben Ara beyi tanıyorum diye iddia etti’ ‘Saçmalıyorsun şu an’… ‘Hayır gerçekten tanıyorum, bak gel gidelim yanına konuşalım onunla’ diyerek yerinden fırladı ve emin adımlarla Ara beyin masasına yürüdü. Ben biraz sonra utanç verici bir şey olacağından emin bir şekilde keşke tabağımı bitirseydim bari diye lokmamın ardından bakıyordum. Arkadaşım Ara beye selam verdi ve izin isteyerek masasına oturduk. Ufak bir Merhaba nasılsınız’dan sonra birden arkadaşım Ara beye ‘Yukarısı açık mı Ara bey?’ diye sordu. Ara Güler soruyu hayırlayan bir hareket yaptı. Oldukça yorgun gözüken ama yine de hayata karşı stabil duran bir adama benziyordu. Ona bakarken çok tuhaf bir şekilde kaşlarını gözlerini inceliyordum. Belki de onlarda bile bir sanat eseri arıyordum.

Arkadaşım tekrar Ara Gülere dönerek ‘Gonca hanım galerinizi görmeyi çok istiyormuş, izniniz varmıdır?’ diye sordu. Ben şok! Bu sorudan sonra Ara bey bana dönerek o beni incelemeye başladı. ‘Fotoğrafçılıkla mı uğraşıyorsun?’ dedi. Arkadaşım ‘Hayır’ diye cevapladı. Tekrar bana bakarak ‘Ressamlıkla mı uğraşıyorsun?’ dedi. Arkadaşım ‘Hayır’ diye cevapladı. ‘Peki ya sanat?’ dedi. Arkadaşımdan önce hamle yaparak ‘Hayır efendim hiçbiri değil, sadece merak ediyorum’ dedim..Ara bey hafifce gülümsedi. Elleri hep titriyordu. Yan masada oturan genç bir çocuğa anahtarları uzatarak ‘Sana zahmet kapıyı açı verde girebilsinler’ dedi.

O gün 1 saatliğine o galeri bizimdi. Galerinin kapısı sadece bizim için açılmış o galerinin ışıkları sadece bizim için yakılmıştı. Fotoğrafları yakından görmek o fotoğrafları yaşamak gibi bir şeydi ve gerçekten de internetten gördüğümüz fotoğraflardan çok daha etkileyiciydi Çünkü fotoğrafların her biri bir enerjiye sahipti. Sanırım bize o gün bu şansı veren şey salın ve samimi olmamız, bize o kapıları açan da koskoca bir sanatçının mütevaziliği ve insanlara karşı yitirmemiş olduğu güven ve sevgisiydi. (Gonca Şener)

2. Bölüm: Ünlülerle Eserleri…

(Gülşah Alakuş)

3. Bölüm: İstanbulun Gözü…

(Mete Ar)

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

kenzo makyaj far

KENZO’DA SONUNDA MAKYAJ DÜNYASINA ADIM ATARAK İLGİNÇ BİR TASARIM SUNDU!

zamansız tasarım popstil

Zamansız Tasarımlarla Evin Kendi Kişiliğini Ve Tarzını Yansıtsın